
Henkel: "Türkiye doğru hareket etti"
Alman Sanayiciler Birliği'nin (BDI) eski başkanı Hans-Olaf Henkel, Türkiye'nin avro kriziyle ilgili tutumunu doğru bulduğunu ve avro bölgesine dahil olmamasının Türkiye için çok faydalı olduğunu söyledi.
Alman Sanayiciler Birliği'nin (BDI) eski başkanı Hans-Olaf Henkel, Türkiye'nin avro kriziyle ilgili tutumunu doğru bulduğunu ve avro bölgesine dahil olmamasının Türkiye için çok faydalı olduğunu söyledi.
Henkel, AA'ya yaptığı açıklamada, Türkiye ve Yunanistan'ın, avronun kullanılmaya başlandığı dönemde ekonomik açıdan yaklaşık aynı düzeyde olduğunu belirterek, "Ben İstanbul'da ve Yunanistan'ın bazı kentlerinde bulundum ve Alman meslektaşlarıma şunu söyleyebilirim: Türkiye doğru hareket etti. Bu iki ülkeyi mukayese ettiğiniz zaman avronun Yunanistan'ın siyasetine ve ekonomisine ne kadar büyük zarar verdiğini görebilirsiniz. Avrodan dolayı Yunanistan büyük bir borç yükü altına girdi. Yunanistan'da işsizlik artıyor, ekonomi kötüleşiyor, şirket sayısı azalıyor. Türkiye'de ise bunun tam tersi oluyor. Ekonomi büyüyor, işsizlik azalıyor, ekonomi gücü artıyor ve enflasyon gittikçe kontrol altına alınıyor. Türkiye'nin avro bölgesine dahil olmamış olması faydalı oldu" şeklinde konuştu.
Her zaman Türkiye'nin AB'ye üyeliğinden yana olduğunu ifade eden Henkel, Türkiye gibi dinamik bir ülkenin Avrupa için de iyi olacağına inandığını, ancak avro bölgesine girmeye çalışmasını tavsiye etmediğini, aksi takdirde durumunun Yunanistan'ın durumu gibi olacağını kaydetti.
Türkiye'nin AB üyesi olarak avro krizinin çözümüne katkı sağlayıp sağlayamayacağı şeklindeki bir soruya karşılık da Henkel, Türkiye'nin doğrudan bir katkısı olacağını düşünmediğini belirterek, "Avro bölgesi dışında 10 AB üyesi ülke var ve bunların krizin çözümünde olumlu bir rol oynadığını görmedim. Bu ülkelerden sadece Romanya avro bölgesine girmek istiyor. Türkiye'ye sadece AB üyesi olmasını, ancak hiçbir şart altında avro bölgesine girmemesini öneririm" diye yanıt verdi.
Avro krizinin gittikçe daha dramatik bir hal aldığını, ancak bu durumun kendisi için sürpriz olmadığını, bu krizin olacağını 15 ay önce söylediğini, o zamanlar kimsenin kendisine inanmadığını ifade eden Henkel, "Eski borçlar yeni borçlarla ödenmeye çalışılıyor. Avrupalı politikacılar bunu sürdürüyor. Bence sadece avroyu kurtarmak için AB'nin rekabet yeteneğini kaybetmesini göze alacaklar. Bu politikacılar hata yaptıklarını kabul etmek istemiyor. Ben de 15 yıl önce avro'ya inanıyordum. Ama bugün doğruları öğrendik" şeklinde konuştu.
Yunanistan'ın avro bölgesinde kalacağına inanıp inanmadığının sorulması üzerine de Henkel, "Yunanistan'ın avro bölgesinde kalacağına inanıyorum. Çünkü domino etkisinden korkuyorlar. Yunanistan'da insanlar bankalara hücum ederek parasını çekmeye başlar ve bu paraları ülke dışına çıkartırsa, diğer ülkelerde de benzer şeyler yaşanacaktır. Politikacılar bundan korkuyor. Bunu anlayabiliyorum" dedi.
Bu nedenle kendisinin başka bir çözümden yana olduğunu kaydeden Henkel, "Almanya, Avusturya, Hollanda ve Finlandiya'nın avro bölgesinden ayrılması gerektiğini düşünüyorum. Bunun da mutlaka olumsuz etkileri olacaktır, ancak birincisi Yunanistan'ın avro bölgesinden ayrılması durumunda ortaya çıkabilecek büyük bir karmaşa önlenecektir, ikincisi de geriye kalan 13 avro ülkesi avronun değerinin düşürülmesi yoluyla kendilerine yeni bir yol çizecektir. Kuzeydeki ülkeler de kendilerine ayrı bir para birimi bulabilir. İhracatımız azalabilir, ama enflasyon düşecek, üretimimiz sabit kalacaktır. Ayrıca sürekli bir şekilde güneydeki ülkelerin borçlarını ödemek zorunda kalmayacağız" şeklinde görüş belirtti.
Duisburg-Essen Üniversitesi Siyaset Bilimleri Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Heinz-Jürgen Axt da, AA'ya yaptığı açıklamada, Türkiye ile sürdürülen AB üyelik müzakerelerinin avro krizinden doğrudan etkilenmediğini belirterek, burada asıl sorulması gereken sorunun avro krizinden dolayı Yunanistan ve Türkiye arasındaki ikili ilişkilerin ne yönde gelişeceği olduğunu ifade etti.
AB ile Türkiye arasındaki ilişkilerin bugüne kadar olduğu gibi gelişeceğini savunan Axt, Türkiye'nin bu kriz ortamında AB üyeliği için çaba harcamaya devam edip etmemesi gerektiği şeklindeki bir soruya karşılık, Türkiye'nin üyeliği gerçekten istemesi durumunda bunun için aynı şekilde çaba harcamaya devam etmesi gerektiğini kaydetti.
Axt, Türkiye'nin ancak AB üyesi olması ve Yunanistan ile ilgili sorunlarını aşabilme imkanına sahip olması durumunda avro bölgesindeki krizin aşılmasına katkı sağlayabileceğini sözlerine ekledi.
Yunanistan'daki krizin AB ülkeleri arasında bir domino etkisi göstereceğine inanıp inanmadığının sorulması üzerine de Axt, şu sıralar zaten bir domino etkisinin yaşanmakta olduğunu, Yunanistan'daki krizin olumsuz etkilerinin Portekiz, İspanya ve emlak krizi şeklinde İrlanda'ya da yansıdığını ve İtalya'yı etkileyebileceğinden endişe duyulduğunu sözlerine ekledi.
Erbil Başay / Berlin
Henkel, AA'ya yaptığı açıklamada, Türkiye ve Yunanistan'ın, avronun kullanılmaya başlandığı dönemde ekonomik açıdan yaklaşık aynı düzeyde olduğunu belirterek, "Ben İstanbul'da ve Yunanistan'ın bazı kentlerinde bulundum ve Alman meslektaşlarıma şunu söyleyebilirim: Türkiye doğru hareket etti. Bu iki ülkeyi mukayese ettiğiniz zaman avronun Yunanistan'ın siyasetine ve ekonomisine ne kadar büyük zarar verdiğini görebilirsiniz. Avrodan dolayı Yunanistan büyük bir borç yükü altına girdi. Yunanistan'da işsizlik artıyor, ekonomi kötüleşiyor, şirket sayısı azalıyor. Türkiye'de ise bunun tam tersi oluyor. Ekonomi büyüyor, işsizlik azalıyor, ekonomi gücü artıyor ve enflasyon gittikçe kontrol altına alınıyor. Türkiye'nin avro bölgesine dahil olmamış olması faydalı oldu" şeklinde konuştu.
Her zaman Türkiye'nin AB'ye üyeliğinden yana olduğunu ifade eden Henkel, Türkiye gibi dinamik bir ülkenin Avrupa için de iyi olacağına inandığını, ancak avro bölgesine girmeye çalışmasını tavsiye etmediğini, aksi takdirde durumunun Yunanistan'ın durumu gibi olacağını kaydetti.
Türkiye'nin AB üyesi olarak avro krizinin çözümüne katkı sağlayıp sağlayamayacağı şeklindeki bir soruya karşılık da Henkel, Türkiye'nin doğrudan bir katkısı olacağını düşünmediğini belirterek, "Avro bölgesi dışında 10 AB üyesi ülke var ve bunların krizin çözümünde olumlu bir rol oynadığını görmedim. Bu ülkelerden sadece Romanya avro bölgesine girmek istiyor. Türkiye'ye sadece AB üyesi olmasını, ancak hiçbir şart altında avro bölgesine girmemesini öneririm" diye yanıt verdi.
Avro krizinin gittikçe daha dramatik bir hal aldığını, ancak bu durumun kendisi için sürpriz olmadığını, bu krizin olacağını 15 ay önce söylediğini, o zamanlar kimsenin kendisine inanmadığını ifade eden Henkel, "Eski borçlar yeni borçlarla ödenmeye çalışılıyor. Avrupalı politikacılar bunu sürdürüyor. Bence sadece avroyu kurtarmak için AB'nin rekabet yeteneğini kaybetmesini göze alacaklar. Bu politikacılar hata yaptıklarını kabul etmek istemiyor. Ben de 15 yıl önce avro'ya inanıyordum. Ama bugün doğruları öğrendik" şeklinde konuştu.
Yunanistan'ın avro bölgesinde kalacağına inanıp inanmadığının sorulması üzerine de Henkel, "Yunanistan'ın avro bölgesinde kalacağına inanıyorum. Çünkü domino etkisinden korkuyorlar. Yunanistan'da insanlar bankalara hücum ederek parasını çekmeye başlar ve bu paraları ülke dışına çıkartırsa, diğer ülkelerde de benzer şeyler yaşanacaktır. Politikacılar bundan korkuyor. Bunu anlayabiliyorum" dedi.
Bu nedenle kendisinin başka bir çözümden yana olduğunu kaydeden Henkel, "Almanya, Avusturya, Hollanda ve Finlandiya'nın avro bölgesinden ayrılması gerektiğini düşünüyorum. Bunun da mutlaka olumsuz etkileri olacaktır, ancak birincisi Yunanistan'ın avro bölgesinden ayrılması durumunda ortaya çıkabilecek büyük bir karmaşa önlenecektir, ikincisi de geriye kalan 13 avro ülkesi avronun değerinin düşürülmesi yoluyla kendilerine yeni bir yol çizecektir. Kuzeydeki ülkeler de kendilerine ayrı bir para birimi bulabilir. İhracatımız azalabilir, ama enflasyon düşecek, üretimimiz sabit kalacaktır. Ayrıca sürekli bir şekilde güneydeki ülkelerin borçlarını ödemek zorunda kalmayacağız" şeklinde görüş belirtti.
Duisburg-Essen Üniversitesi Siyaset Bilimleri Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Heinz-Jürgen Axt da, AA'ya yaptığı açıklamada, Türkiye ile sürdürülen AB üyelik müzakerelerinin avro krizinden doğrudan etkilenmediğini belirterek, burada asıl sorulması gereken sorunun avro krizinden dolayı Yunanistan ve Türkiye arasındaki ikili ilişkilerin ne yönde gelişeceği olduğunu ifade etti.
AB ile Türkiye arasındaki ilişkilerin bugüne kadar olduğu gibi gelişeceğini savunan Axt, Türkiye'nin bu kriz ortamında AB üyeliği için çaba harcamaya devam edip etmemesi gerektiği şeklindeki bir soruya karşılık, Türkiye'nin üyeliği gerçekten istemesi durumunda bunun için aynı şekilde çaba harcamaya devam etmesi gerektiğini kaydetti.
Axt, Türkiye'nin ancak AB üyesi olması ve Yunanistan ile ilgili sorunlarını aşabilme imkanına sahip olması durumunda avro bölgesindeki krizin aşılmasına katkı sağlayabileceğini sözlerine ekledi.
Yunanistan'daki krizin AB ülkeleri arasında bir domino etkisi göstereceğine inanıp inanmadığının sorulması üzerine de Axt, şu sıralar zaten bir domino etkisinin yaşanmakta olduğunu, Yunanistan'daki krizin olumsuz etkilerinin Portekiz, İspanya ve emlak krizi şeklinde İrlanda'ya da yansıdığını ve İtalya'yı etkileyebileceğinden endişe duyulduğunu sözlerine ekledi.
Erbil Başay / Berlin
YORUM YAZ
BU HABER İÇİN HENÜZ YORUM EKLENMEMİŞTİR.
Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları, okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan News Europe ..::.. Avrupa Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.DİĞER Röportaj HABERLERİ
-
Kaçakçılara geçit verilmedi
Trakya Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğü'ne bağlı sınır kap...
Eklenme: 26 Ocak 2012
-
Başarımın sırrı çalışmak, zama...
Önder Şahan, kalifiye eleman sıkıntısı çekince, 3 milyon sterli...
Eklenme: 23 Aralık 2011
-
Artık Türkler ve Türkiye için ...
Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi (AKPM) Başkanı Mevlüt Çavuşo...
Eklenme: 08 Kasım 2011
-
Irkçı tutum tedirginliğe neden...
TÜRKSAM Göç Enstitüsü Başkanı Dr. Ünver: ''Türkleri ilg...
Eklenme: 16 Ekim 2011
-
Irkçı Sarkozy'nin işaret p...
Fransa dünyada "ulusun üstün olduğu" düşüncesinin en köklü yerl...
Eklenme: 07 Ekim 2011
-
Titanic'te Türkler de vard...
Türk Gazeteci ve Araştırmacı Şenol Şahin Çörekçi, Titanik't...
Eklenme: 21 Temmuz 2011
-
Türkiye beni derinden etkiledi
Türkiye'deki görev süresini dolduran Almanya'nın Ankara...
Eklenme: 28 Haziran 2011
-
Almanlar, Karşılarında ya döne...
Almanya hiçbir zaman Amerika, İngiltere, Fransa gibi olamayacak...
Eklenme: 22 Mart 2011
Etkinlik Takvimi
YAZARLARIMIZ
Impuls
EN ÇOK TIKLANANLAR
1
Bugün Paris'te düzenlenen yemin töreniyle cumhurbaşkanlığı görevini resmen devralmaya hazırlanan François Hollande'ın gündeminde AB'de giderek kontrolden çıkmasından korkulan borç krizi var.
2
ANA HABERLER yerine ANNEEE HABERLER! Geliyor! Uzmanlar "Türk halkının gerçeklik algısı tamamen değişti. Haberleri dizi formatında vereceğiz" dediler.
3
AK Parti Dış İlişkiler Başkan Yardımcısı İstanbul Milletvekili Metin Külünk Berlin temasları çerçevesinde Almanya Türk Toplumu Derneği Genel Merkezini ziyaret etti.
4
Türk Alman Akademisyenler Forumunun düzenlediği Edebiyat Akşamlarında ünlü Amerikan yazar John Steinbeck`in "Fareler ve İnsanlar" adlı yapıtı okur severlerle buluştu.
5
Yunanistan'da hükümet kurma pazarlıklarında pazartesi akşamı da yol alınamadı. Liderlerin bugün tekrar bir araya gelmesi bekleniyor.
.jpg)

























