
Çete efsanesinden moda markasına 36 Boys
Berlin'in efsane mahalle çetesi 36 Boys'dan Kreuzberg'den yola çıkan bir moda markasına nasıl dönüştürler? Dünya Kick Boks şampiyonu da olan "boss" Muci Tosun anlattı.
Aralarından Almanya’nın tarihi ve ünlü otellerinden Adlon’un şef aşçısı Tim Raue, tiyatro ve sinema yönetmeni Neco Çelik, rapçi Killa Hakan, dünya kick boks şampiyonu Muci Tosun gibi isimleri çıkartan efsane 36 Boys çetesi bu kez doğduğu ve efsane olduğu sokaklarda “36 Boys” markasını yaratıyor. Bu bir küllerinden yeni doğma değil bir zamanların çete “boss”u olan Muci Tosun’a göre. Zaman akıp gitti ve her yeniden doğuş gibi bu da farklı bir ete kemiğe bürünme biçimi.
Berlin Kreuzberg’de güneydoğu bölgesinin posta kodu olan 36 rakamını alarak mahalledeki gençleri etrafında toplayan 36 Boys 1980’li yılların efsane sokak çetesi haline gelmişti. Bugün de Kreuzberg Merkezi olarak bilinen Kotbusser Tor, Naunyn Strasse, Waldamer Strasse ve Görlitzer Bahnhof’a uzanan alanda “Burası bizden sorulur” diyen çoğunluğu Türk gençlerin kurduğu 36 Boys bir ara 3 yüz kişilik devasa bir küçük orduya dönüşüyor. Öyle ki aralarında “36 Boys Junior” diye gençlik grubu bir dönem daha büyük sayılara ulaşırken, kız grupları bile ortaya çıkıyor. Çete 90’lı yılların ortasında tümüyle dağılıyor.
Çete liderliğini ağabeyinden devralan Muzaffer Tousn (Muci) bugün yine ağabeyi ve kardeşlerinin de desteği ile tarihte yerini alan bu çetenin isim patentini de alarak hazır giyim ve moda dünyasına adım atmaya karar vermiş. Kısa bir süre önce Adlon Otel’de bir restoranda moda show yaparak adından söz ettiren 36 Boys, 8 ve 9 Temmuz tarihlerinde Berlin Alexander Platz’da metro istasyonunda düzenlenecek ve 15 markanın katılacağı bir defileye hazırlanıyor.

Çetenin üyelerinden hatta bir süre şeflerinden biri olan, dünya kick boks şampiyonu ve 36 Boys markasının sahibi Muci Tosun yaptığımız söyleşide önce 36 Boys efsanesinin nasıl ortaya çıktığını anlattı. Tosun “O zamanlar bizler daha küçüktük ama ağabeylerimizin oluşturduğu gruplar vardı. Bu grupların büyümesi ve çete olması aslında Naziler ve Dazlakların saldırıları sonucu oldu. Nazi ve dazlaklara karşı savunma grupları oluştu, biz de güçlüyüz duygusu ile herkes bir arada toplanmaya başladı. O dönemde her tarafta duvarlarda “Türken Raus” yazısı görmek sıradan bir olay haline gelmişti” dedi.
Tosun o denem Mete Ekşi’nin de Naziler tarafından öldürüldüğüne dikkat çekiyor ve ekliyor “Çeteler o zaman bir zorunluluk olarak doğdu, ama aslı 36 Boys’un kuruluşu 1987 yılında oldu.
Yani Naziler ve dazlaklar yavaş yavaş etkisini kaybetmesine rağmen çeteler varlıklarını sürdürdü hatta daha da genişledi. Hemen her mahallenin bir çetesi vardı. O yıllardan sonra çeteler mahalle çetesi olarak etkinliğini sürdürdü. Özellikle okullar ve semt içinde çok etkindi. Her ilçenin semtin bir çetesi vardı. Öyle ki bu çetelerden birine girmeyen genç için hayat çok zordu.”
Muci Tosun sanıldığı gibi o zamanki gençlerin sonradan Türkiye’den gelme olmadığının altını çiziyor ve hepimiz burada doğma büyüme gençlerdik diyor. Tosun Adenauer Platz’da 1991 yılında Naziler tarafından öldürülen Mete Ekşi’nin de kendilerine takıldığını söyleyen Tosun “Ancak Neo-Naziler’in etkinliği kaybolmasına rağmen 36 Boys 3-4 yıl daha devam etti” diye özetliyor ilk yılları. Muci Tosun “Grubu ağabeylerimiz kurmuştu, daha sonra biz devraldık ben de 6 ay liderliğini yaptım. O dönemde şu an uyuşturucu batağı olan Kotbussser Tor’a (Kreuzberg Merkezi) bir tek uyuşturucu satıcısı sokmazdık, burada bizim sayemizde barınamazlardı” dedi.

Muci Tosun bir süre kavgaları organize ettiğini söylerken gülüyor ve devam ediyor “Bizim kriminal tarafımız aslında kavgalardı. Sopa, bıçak vs. kullanırdık ama esrar, alkol, hırsızlık gibi şeyler yoktu. Zaten bunlara karşıydık. Ben şahsen sigara bile hiç kullanmadım. Sorunlar, çatışmalar genellikle okullarda başlıyordu ve mahalle çetelerinin kendi aralarında sürüyordu."
Tosun devamını şöyle açıklıyor: Örneğin Wedding’den bir grubun Kreuzberg’e gelmesi, duvara bir işaret çakması kavga için yeter bir sebepti. Bugün düşününce çocukça bir şey ama o dönem bir çeteye üye olmak, bir kimlik sahibi olmak adeta mecburi hale gelmişti. Yoksa tek başına kendini koruyamazdın.”
Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları, okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan News Europe ..::.. Avrupa Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.-
Kaçakçılara geçit verilmedi
Trakya Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğü'ne bağlı sınır kap...
Eklenme: 26 Ocak 2012
-
Başarımın sırrı çalışmak, zama...
Önder Şahan, kalifiye eleman sıkıntısı çekince, 3 milyon sterli...
Eklenme: 23 Aralık 2011
-
Henkel: "Türkiye doğru hareket...
Alman Sanayiciler Birliği'nin (BDI) eski başkanı Hans-Olaf ...
Eklenme: 11 Kasım 2011
-
Artık Türkler ve Türkiye için ...
Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi (AKPM) Başkanı Mevlüt Çavuşo...
Eklenme: 08 Kasım 2011
-
Irkçı tutum tedirginliğe neden...
TÜRKSAM Göç Enstitüsü Başkanı Dr. Ünver: ''Türkleri ilg...
Eklenme: 16 Ekim 2011
-
Irkçı Sarkozy'nin işaret p...
Fransa dünyada "ulusun üstün olduğu" düşüncesinin en köklü yerl...
Eklenme: 07 Ekim 2011
-
Titanic'te Türkler de vard...
Türk Gazeteci ve Araştırmacı Şenol Şahin Çörekçi, Titanik't...
Eklenme: 21 Temmuz 2011
-
Türkiye beni derinden etkiledi
Türkiye'deki görev süresini dolduran Almanya'nın Ankara...
Eklenme: 28 Haziran 2011
.jpg)

























