
Uyku bozukluğu ciddi bir sorundur
Op. Dr. Mansur Sezginer diyor ki: "Horlamak ayıp değil, ciddi bir sağlık sorununun başlangıcı olabilir"
Uykumuzun kalitesini ve süresini etkileyen nedenleri bize bağlı olan veya çevreye bağlı olan olmak üzere ikiye ayırabiliriz. Çevreye bağlı olan nedenler; yatağın rahat olması, uyuduğumuz odanın ışık ve ses düzeyi, soğuk veya sıcak olması gibi etkenlerdir. Kendimize bağlı nedenler ise psikolojik, sosyal, organik olabilir. Kişisel nedenlere bağlı olarak gelişen uyku düzensizliği bir süre sonra, vücutta kalp ve damar hastalıkları, metabolizma hastalıkları, psikolojik rahatsızlıklara neden olabilir.
Uyku sırasında apne dediğimiz nefes durması da varsa; bu sorunun devam etmesi uykuda ölümlere dahi neden olabilmektedir. Nefes durması sırasında vücutta biriken C02 gazı kalp krizine neden olabilir.
Eğer uykuda, horlama ve apne (nefes durması) gibi yakınmalar varsa mutlaka bir uyku laboratuvarı olan bir merkeze başvurmalarında yarar vardır.
Uyku laboratuvarında bir gece yatırılarak yapılan polisomnografi denilen tetkikle:
- Uyku kalitesi,
- Beyin EEG’si,
- Uykuda göz hareketleri,
- Burundan ve ağızdan soluk alıp verme miktarı,
- Horlama şiddeti,
- Göğüs ve karın hareketleri,
- EKG,
- Bacak hareketleri,
- Kan ve idrar tetkikleri,
- Paranasal sinus tomografisi,
- Akciğer gr., solunum testleri yapılarak uykudaki sorun araştırılır. Çıkan sonuca göre tedavi kulak burun boğaz hastalıkları, göğüs hastalıkları ve nöroloji uzmanı tarafından değerlendirilerek tedavi planlanır.
Uykuda horlama ve nefesin durması, genellikle aile arasında kalan bir sırdır. Horlamak ayıp değil, ciddi bir sağlık sorununun başlangıcı olabilir. Zamanında gereken tedbirler alınırsa ileride doğabilecek sağlık sorunların önüne geçilmiş olacaktır.
Uyku ilaçları; uykunun doğal düzenini bozduğu ve bir süre sonra alışkanlık yaptığı için pek tavsiye edilmez.
Mışıl mışıl uyutacak öneriler
Uyku saatlerine ve sürelerine dikkat edin: Uykunuzun geldiği saatleri belirleyin. Buna uygun saatlerde yatın ve kalkın. Öğleden sonra uykularından kaçının. Hafta sonları geç yatmayın.
Uykunuzu gündüzden hazırlayın: Doğada geçirilen bir günün ardından, uyku laboratuvarlarında incelenen hastalarda önceki gecelere göre 'derin yavaş uyku'nun arttığı gözlenmiş. 'Derin yavaş uyku' oranı artan bir uyku, daha dinlendirici nitelikte.

Haftanın belirli günlerinde yürüyüş, koşma, tenis, yüzme gibi aktivitelerden yararlanın. Ancak özellikle ağır jimnastik gibi sinir sistemini uyaran etkinlikleri uykunun hemen öncesinde veya akşam geç saatlerde yapmaktan kaçının. Egzersiz sırasında vücut ısısı yükselir ve ısının tekrar düşmeye başlaması yaklaşık sekiz saat alır. Bu da uykuya dalmayı güçleştirir.
Ağır yiyeceklerden kaçının: Akşam saatlerinde yenilen aşırı miktarda yemek mideyi rahatsız ederek iyi bir uykuyu engeller. Eğer horlama ve uykuda solunum bozukluğu da varsa aşırı yemek bu problemleri artırır. Hafif yemekler yemeyi tercih edin.
Aşırı miktarda sıvı alımından kaçının: Aşırı sıvı hem mideyi rahatsız eder, hem de gece sık sık idrara çıkma ihtiyacından uyanmaya neden olur.
Alkol ve sigaraya dikkat: Çay, kahve ve kolalı içecekleri akşam saatlerinde aşırı miktarda almayın. Yatmadan önce bir bardak ılık süt veya ıhlamurla birkaç bisküvi yenilebilir. Bunlar uykuya dalmayı kolaylaştırır.
Fiziksel şartlar çok önemli: Ortası çukurlaşan, telleri çıkan eskimiş yataklar uyumayı güçleştirir. Yatak odanızda parlak ışıklar yerine loş ışık kullanın. Çiftlerin birbirinin uykusunu kötü yönde etkilediğine ilişkin birçok çalışma var. Sık sık uykusuzluk çekiyorsanız ayrı yataklarda bulunmanız uykuya dalmanızı kolaylaştırabilir.
Yatak odasını oturma odası gibi kullanmayın: Yatak odası uyumak için. Bu odada salondaki gibi kitap okumayı, ders çalışmayı alışkanlık haline getirmeyin. Yatak odasında televizyon izlemeyin, yemek yemeyin.
Rahatlamak için yollar bulun: Uyku öncesinde ılık bir duş almak, içi sıcak suyla doldurulmuş küvete girmek, bir kitap okumak ya da dinlendirici bir müzik dinlemek sizi günün gerginliğinden arındırabilir. Uyku öncesinde çalışmayın, bilgisayar oyunlarından uzak durun. Sizi gerginleştirecek aile ve iş problemlerini kafanızdan atmaya çalışın. Eğer bunlar yardımcı olamıyorsa profesyonel rahatlama tekniklerini öğrenin.
Bütün bu önlemlere rağmen hala uykusuzluk sürüyorsa, bir doktor kontrolünde uyku veren bitki çayları ve ya sedatif etkili ilaçlar ve hipnotikler kullanılabilir. Bu tarz ilaçların uzman bir doktor kontrolünde alınması önemlidir; çünkü alışkanlık ve bağımlılık yapabilirler.
Op. Dr. Mansur Sezginer
Özel Lokman Hekim Sincan Hastanesi
Uyku Laboratuvarı Sorumlu Hekimi
Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları, okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan News Europe ..::.. Avrupa Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.-
Çocuklarda ağız ve diş bakımı
Diş çürükleri, sağlık sorunları arasında yaşamı tehdit edici ol...
Eklenme: 17 Mayıs 2012
-
Yaz Geliyor, Güneşe Dikkat!
Son yıllarda, başta Dünya Sağlık Örgütü olmak üzere pek çok sağ...
Eklenme: 16 Nisan 2012
-
Aspirin kansere çare olabilir ...
İngiltere'de tıp uzmanları günde düşük dozda alınan aspirin...
Eklenme: 21 Mart 2012
-
Kalp rahatsızlığı olanlara uya...
Soğuğa çıkmadan önce mutlaka ilaçlarınızı alın
Eklenme: 06 Şubat 2012
-
İyileşme ümidiyle antibiyotiğe...
Son dönemlerde kış hastalıklarının artışı ile birlikte antibiyo...
Eklenme: 08 Ocak 2012
-
Kalp-damar hastalıklarından da...
Dişlerini temizletenler, kalp-damar hastalıklarından da korunuy...
Eklenme: 14 Kasım 2011
-
Aktif yaşam, kadınlarda depres...
Daha çok egzersiz yapan ve televizyon önünde daha az zaman geçi...
Eklenme: 14 Kasım 2011
-
Öldürücü Virüs EHEC icin UYARI
Almanya Tarım ve Tüketicileri Koruma Bakanı Ilse Aigner ile Sağ...
Eklenme: 25 Mayıs 2011
.jpg)

























